Kediler nankör değildir
|
Gözler: canlı ve parlak olmalı. Bulanıklık olmamalıdır. Göz çevresinde çapaklanma varsa ılık suyla ve temiz bir bezle temizleyebilirsiniz.
|
![]() |
|
Ağız: diş etleri pembe renkte olmalıdır. Diş köklerinde kızarıklık ve şişkinlik olmamalıdır. Dudaklar düzgün görünmelidir.
|
![]() |
Günümüzde şişmanlık insanların sağlığını tehdit eden önemli bir sorun. Benzer şekilde, kediler de aynı dertten muzdarip. Dikkat ederseniz, Garfield boyutlarındaki ev kedilerinin sayısı hiç de az değil.
Tıpkı insanlarda olduğu gibi, obez kedilerde de şeker hastalığına sık rastlanıyor. Bu hastalık, kediler için çok ciddi sorunlara yol açabiliyor. Ancak, sadece şişmanlığın mı yoksa günümüzde kullanımı giderek yaygınlaşan kuru mamaların mı bu hastalığı tetiklediği tam olarak bilinmiyordu.
Daha önce kedi ile yaşamış ve kedisi olanların bu soruya cevapları tabi ki, kedi olacaktır. Kedi bir fenomendir ve insanlarda açıklaması çok kolay olmayan bir bağımlılık yapar. Belki bu sorunun cevabını kediyi tanrı yapan eski mısır uygarlığında aramak gerekebilir. Gerçekte kediyi seçmemizin ve tercih etmemizin nedeni o kadar da gizemli değildir. Eğer kedi fobimiz (Ailurophobia) ve alerjimiz yoksa kedi, diğer ev hayvanları (kuş, balık,sürüngen vs.) ve en büyük rakibi köpeğe göre ideal bir ev hayvanıdır. Köpek dışındaki diğer ev hayvanları ile olabilecek ilişkimiz, göz zevkimiz dışında başka beklentilerimize cevap verecek boyutta olamayacaktır. Öncelikle bir ev hayvanından olan beklentinizin ne olduğunu bilmeniz gerekiyor. Her dediğinizi yapan her koşulda size bağımlı ve sadık, kısaca efendi köle ilişkisine benzer bir birliktelik bekliyorsanız tercihiniz kesinlikle kedi olmamalıdır. Gerçekte bir çok köpek ile sahibi arasında yukarıdaki tanımlamalara uyacak bir ilişki de yoktur. O zaman kedi mi köpek mi sorusuna cevap aramaya çalışalım. Bunu yaparken objektif olamayacağımızı da öncelikle belirtmekte fayda var.
Kediler avlanma içgüdüsüyle doğarlar ama nasıl avlanacaklarını annelerinden öğrenirler. Hızlı refleksleri, yırtıcı tırnakları ve keskin dişleri, avlarını yakalamak içindir, insanları parçalamak için değil. Kediniz yavruyken bir kaç yara bere almanız doğaldır ama büyüdüğünde kendisine bakan birine karşı bu tür davranışlarda bulunması akla soru işaretleri getirir. Yetişkin bir kedinin durup dururken agresif hareketlerde bulunması sağlıklı bir davranış değildir. Araştırmalar, yeterli egzersiz yapmayan kedilerde bu tür davranışların daha fazla olduğunu ortaya çıkarmıştır. Agresif davranışları çözmek sanıldığı kadar zor değildir. Kedinizin sinirini size değil de başka şeylere kanalize etmesini sağlamakla başlayabilirsiniz. Bunun için ona çeşitli oyuncaklar alabilirsiniz. Ayrıca kedinize zaman ayırıp hergün birlikte oyunlar oynamayı da ihmal etmeyin.
Soğuk kış günlerinde bir soba önüne teklifsizce yatarak mışıl mışıl uyuyan bir kedi, sakin mırıltılarıyla insan gönlüne rahatlık verir. Yalnızlığınızı, onun varlığı, çekingen miyavlaması, yalvaran sürünüşleriyle unutuverirsiniz. Nankör ve vefasız olarak tanınsa da (ki değil!) o, dostlarınız arasında yine de bir dostunuz, hem de dilsiz olduğu için zararsız, düşünemediği için de tehlikesiz bir dostunuzdur! Tavuklar kadar yararlı, köpekler kadar vefalı olmasalar da, yumuşacık tüyleri, sevimli yüzleri, yumuk yapıları ve türlü oyunlarıyla evlerimize sokulan kediler, yuvalarımızın en doyulmaz eğlencesi, süsü, zevki olmuşlardır.
İşte kedilerle ilgili on soru... ve cevapları:
-Kediler niye bakışlarını kaçırır?
-Kediler için insanlar çok iridirler. Kediyi azarlarsanız onu korkutursunuz. Ve
kedinin gözlerine, onu eğitmek için dik dik bakarsanız sizi rakibi olarak görmeye
başlar. Pek çok hayvan için gözler güç simgesidir. Kedinin bedenine göre gözleri çok büyüktür.Rekabet ortamında, güçlü bir kedi hasmına dik dik bakar ve rakibi
Kedileri okşamanın stresi azalttığı bilinen bir gerçek. Minnesota Üniversitesi'nde yapılan bir araştırma, bunu destekler nitelikte. Buna göre, kedi sahiplerinin kalp krizinden ölme olasılıkları kedi sahibi olmayanlara göre önemli ölçüde daha düşük.
Yaklaşık 4500 yetişkin üzerinde yapılan araştırmaya göre, kedi sahiplerinin ölümcül bir kalp kriziyle karşılaşma olasılıkları hiç de küçümsenmeyecek kadar, yaklaşık %40 daha düşük. Hatta bir zamanlar kedi sahibi olmuş insanlar bile hiç olmayanlara göre avantajlı durumdalar.